GENEL KÜLTÜR

Onurun Selamı ve Siyahın Çokrenkliliği

onur-head

Bundan tam 48 yıl önce, tam olarak bugün. Yer Meksika’nın başkenti. Sıradan bir 200 Metre Finali ve tarihin akışını değiştiren, “onur”u yeniden tanımlatan ve siyahın tüm renklerin birleşiminden olduğunu kanıtlayan 3 insan: Tommie Smith, John Carlos ve Peter Norman. Bugün o tarihi anın yıldönümü. Peki 1968 Meksika Olimpiyatları’nda her şeye rağmen insan haklarını savunan bu üç adam insanlık için ne ifade ediyor, tarihi nasıl değiştirdiler?

Arka Plan

Gençliğin verdiği heyecan ya da o kafadaki anarşistlik, Tommie Smith ve John Carlos’un bu tarihi eyleminin ortaya çıkmasında bunlardan fazlası var. Dolayısıyla “Black power salute”ü anlamak için olayın arka planına biraz hakim olmak gerekiyor. Bu eylemin arka planında iki temel olay var. Bunlardan biri tarihe “Tlatelolco Katliamı” olarak geçen ve o meşhur ’68 Kuşağı gençlerinin hedef alındığı, öyle ya da böyle siyasi görüşleri itibariyle Meksika Hükümeti’ne isyan eden öğrenci kitlelerinin uğradığı katliam. Bundan biraz bahsedeyim. 1960’lı yıllar genel itibariyle dünyada insan hakları ve demokrasi çevresinde şekillenen halk isyanlarına ve çeşitli iç çatışmalara sahne oldu. Bunların spesifik olarak hafızalara kazındığı 1968 yılı bütün dünyada siyasi tarihin yeniden şekillendiği ve bu halk ayaklanmalarının zirveye ulaşmasıyla birlikte daha sonraları ’68 Kuşağı olarak anılacak jenerasyonun mücadele yılı olarak tarih sayfalarında yerini aldı.

onur2

Bu kitlesel ’68 eylemlerinin yansımaları 1968 Meksika Olimpiyatları öncesinde Meksika Hükümeti’nin sert ve kanlı tepkisiyle meydan buldu. Ülkede alevlenen özellikle öğrenci odaklı eylemlerin 1968 Meksika Olimpiyatları’na yapılan harcamalarla daha da şiddetlenmesi Meksika Hükümeti’ni endişelendirmiş, dolayısıyla saldırgan hale getirmişti. Bu saldırganlık da tarihin tekerrürden ibaret olduğu teorisi doğrultusunda yine kanla ve utançla sonuçlandı. Toparlamak gerekirse 1968 yılındaki Tlatelolco Katliamı‘nda 300’den fazla öğrenci öldürüldü ve binlercesi de tutuklandı.

Bu katliam 1968 Meksika Olimpiyatları’na fazlasıyla gölge düşürürken bir yandan da kıtanın kuzeyinde, Amerika Birleşik Devletleri’nde 1965’teki “siyah hakları eylemine” yapılan hükümet müdahalesiyle Kanlı Pazar‘ın yaşanması ve siyah hakları konusunda mücadelenin kritik dönemlerinin yaşanması Meksika Olimpiyatları’ndaki bu eylemin arka planındaki bir diğer önemli etkendi.

1968 Meksika Olimpiyatları

onur3

Ülkedeki eylemlerin gölgesinde kalan 1968 Meksika Olimpiyatları aslında sportif açıdan bazı önemli ilklere de sahne oldu. Bunlardan biri bugün koşu pistlerinin zemininde gördüğümüz “tartan” adı verilen zeminin ilk kez kullanılmasıydı. Bir diğer dönüm noktası daha önce oyunlara “Birleşik Almanya Takımı” olarak katılan Doğu Almanya ve Batı Almanya’nın ilk kez iki farklı takım olarak katılım göstermesiydi. Başka bir taraftan da Meksika Olimpiyatları ilk kez tamamen renkli televizyon yayınıyla dünyada aktarılan olimpiyat etkinliği oldu.

Ancak tüm bu olayların ötesinde 1968 Meksika, tarih sayfalarına bambaşka bir başlıkla yazıldı. Bu; 200 Metre Finali’ndeki yürekleri her şeyden ve herkesten büyük 3 insanın, sporcunun bütün dünyaya haykırdığı insan hakları mesajından başkası değildi.

Bir Yumrukta Tarihi Değiştirmek

onur4

200 Metre Finali Amerikan atlet Tommie Smith’in dünya rekoru derecesi 19.83’le son buldu. Rekortmen atlet altın madalyaya uzanırken insanlık tarihinde bir sprinter ilk kez 200 metreyi 20 saniyenin altında koşmuştu. İkinci sırada Avustralyalı beyaz atlet Peter Norman vardı. Podyumu tamamlayan isimse bir diğer siyahi Amerikalı John Carlos’tu. Ama 200 Metre Finali’ni unutulmaz kılan asıl olay madalya töreninde yaşanacaktı.

Seremoniden önce siyahi atletler Tommie ile John; o günlerde kimsenin dile getirmeye cesaret edemediği insani bir değeri, siyah-beyaz eşitliğini bütün dünyanın gözleri önünde temsil edecek bir hareket yapma fikrinde buluştu. John Carlos seremoni için bekleyen Avustralyalı beyaz atlet Peter Norman’ın yanında geldi ve “İnsan haklarına inanıyor musun?” diye sordu. Peter Norman “Evet” cevabını verince bu kez “Ya Tanrı’ya…” dedi. Norman, Tanrı’ya “Bütün kalbiyle” inanıyordu. İki siyahi adam bir eylem yapmak istediklerini Norman’a söylediler. Norman destek vereceğini söyledi. Ama bu eylem nasıl olacaktı? Fikir yine Peter Norman’dan gelmişti.

Dünya rekoruyla şampiyon olan Smith sağ eline siyah bir eldiven, boynuna da siyah bir boyun bağı taktı. Carlos ise sol eline siyah eldiven takmış ve eşofmanının üst kısmının fermuarını açık bırakmıştı. Ellerindeki siyah eldivenler ve havadaki yumrukları Amerika’daki siyahların gücünü sembolize ediyordu. Smith’in boynuna taktığı siyah boyun bağı siyahi gururunun bir göstergesiydi. Carlos’un eşofmanının açık fermuarı ise ezilen işçilere bir selamdı. Fakirliği temsil etmek için de kürsüye çıplak ayakla çıkmışlardı.

Avustralyalı beyaz atlet Peter Norman ise kürsüye çıkarken yakasına taktığı “İnsan Hakları İçin Olimpiyat Projesi Hareketi” armasıyla dayanışmasını gösteriyordu.

Bir Ömür Süren Eylem Kardeşliği

Eylem amacına ulaştı. Ertesi gün tüm dünyada gazeteleri o tarihi kareler süslüyordu, artık Amerika’daki siyah hakları mücadelesi bambaşka bir seviyeye taşınmıştı. Peki bu 3 özel insan ne mi oldu? Tommie Smith ile John Carlos’un kariyeri Amerikan Olimpiyat Komitesi tarafından yıldırım hızıyla sonlandırıldı. Peter Norman Avustralya’ya döndüğünde ise suçlu ilan edildi ve yargılandı, onun da sportif kariyeri son buldu. Bu üç genç adam hayatlarının geri kalanında sürekli huzursuz edildi. Ama onlar inandıkları insanı değerler ve demokrasi uğrunda sportif kariyerlerini feda ederek aynı insani değerleri paylaşan herkesin en büyük kahramanları olmayı başardı.

Alttaki resim de 9 Ekim 2006 tarihinden. Dünyada insan hakları mücadelesinin çehresini değiştiren üç adam yine yan yana. “Black power salute” eyleminin onurlu beyaz kahramanı Peter Norman’ın cenazesinden. Norman omuzlarda, eylem kardeşlerinin omuzlarında.

onur5

Black Power Salute’ün Yıl Dönümünde Geleceğe Umutla Bakmak

48 yıl önce bugün tarihin akışını değiştiren üç adam, üç güzel insan daha önce görülmemiş ve daha sonra görülmeyecek bu özel eylemin kahramanlarıydı. Geri kalan ömürlerinde hep dışlanan, yargılanan, rahatsız edilen tarafta oldular. Ama inanıyorum ki onların vicdanları hep rahattı. Bugün Amerika’da siyahlar eskisi kadar sert bir baskıya ve saldırıya maruz bırakılamıyor. Artık o insani değerleri paylaşan, baskılara ve zulme karşı sesini yükselten daha fazla insan var. 16 Ekim 2016’dan onuru ve insan haklarını her şeye tercih eden Tommie Smith, John Carlos ve Peter Norman’a selamla…

POPÜLER HABERLER

To Top
css.php