GENEL KÜLTÜR

Futbol Asla Sadece Futbol Değildir

celtic-rangers-ana

Efsanevi İngiliz spor yazarı Simon Kuper’in 1994’te yayımladığı “Football Against the Enemy” isimli kitabı dilimize bu isimle çevrilmişti… Peki futbol gerçekten futboldan fazlası mı, yeryüzünün en popüler sporu kültürel açıdan ne ifade ediyor?

İskoçlar İçin: Protestan-Katolik, İskoçya-Britanya Çatışması

Britanya’nın renkli ülkesi İskoçya’nın başkentinde konumlanmış iki takım, Glasgow’un iki asi çocuğu Celtic ve Rangers. İskoçya denilince belki de akla gelen ilk şeyler bunlar. Dolayısıyla Old Firm derbisini İskoçya’yı İskoçya yapan şeylerden biri olarak nitelendirmek hiç de yanlış olmaz. Peki İskoçya’nın bu büyük değerinin altında yalnızca yeşil sahadaki rekabet yatıyor olabilir mi? Tabi ki hayır.

19. yüzyılın sonlarına kadar uzanan Celtic-Rangers rekabetinin temelinde çok sert çizgileri olan bir çatışma var. 1873’te Protestan’lar tarafından kurulan Rangers, 1888’de Katolik’ler tarafından kurulan Celtic; Britanya’nın parçası olmayı savunan Rangers, bağımsız İskoçya’dan taraf Celtic… İskoçya’da futbolun yönünü, ateşini bu iki “camia” belirliyor. Çünkü Celtic ve Rangers gerçekten ülkede bir şeylere yön verebilen ciddi camialar. İşin futbol tarafında son yıllarda küme düşen ve sıkıntılı bir dönemden geçen Rangers bir adım geride gözükse de tarihsel rekabette önde taraf Rangers. İskoçya’da Celtic-Rangers maçlarının oynandığı günlerde hayat gerçek manada duruyor.

Arjantin’de: Burjuva-İşçi Çatışması

superclasico

Dünyanın en büyük futbol kültürlerinden Arjantin’de de ülkenin en büyük rekabeti yeşil sahadan çok daha fazlası. Onlar bu rekabete Superclasico diyor. Boca ve River’dan bahsediyorum. Aynı şehirde hatta aynı semtte, Buenos Aires‘in La Boca bölgesinde kurulan iki kulüp. River Plate 1901 yılında, Boca Juniors ise 1905 yılında kurulmuş. Ancak River 1920’li yıllarda yine Buenos Aires‘teki Nunez bölgesine taşınmış. Bu taşınma rekabetin temelini oluşturmuş. Boca, çoğunluğunu İtalyan göçmenlerin oluşturduğu işçi sınıfını temsil eden “halkın takımı” olmuş. Los Millonarios (Milyonerler) lakaplı River ise zenginlerin ve refah seviyesi yüksek burjuvaların desteklediği takım haline gelmiş.

Asırlık Boca-River rekabetinde hayat görüşleri ve temsil edilen sosyal tabanlar hep futbolun önünde olmuş. Yeşil sahadaki mücadeleyi merak edenler içinse istatistiklere bakarak Boca Juniors’un küçük bir adımla önde olduğunu söylemek mümkün.

Lig Tanımayan Rekabet: Adanaspor-Demirspor

adanarival

Türkiye’de de bu futbolun üstündeki rekabetlerde artık hasretle Süper Lig’de beklediğimiz Adana Derbisi var. Bir yanda demir yolu işçilerinin kurduğu Adana Demirspor diğer yanda esnafın takımı Adanaspor. Çokça bir sınıf çatışmasını konu aldığı yanılgısına düşülse de aslında Adana’da bu rekabet biraz daha farklı. Şehrin hırçın çocuğu ve tarihsel açıdan daha başarılı takımı Adana Demirspor ile şehirde bir Demirspor alternatifi olarak ortaya çıkan “nezih” Adanaspor’un rekabeti aslında bu. Sınıf çatışması yanılgısının temeli de Demirspor’lu taraftarların rakiplerine sıkça Adanaspor “AŞ” söylemiyle ithamda bulunması.

Şimdilerde Adanaspor’un Süper Lig’de olmasıyla Adana Derbisi’ne de en azından bir yıllığına rafa kalktı. Türkiye Kupası’nda bu iki takım eşleşmezse bu yıl bir Adana Derbisi izleyemeyeceğiz. Tabi ki “futbolseverlerin” ortak temennisi Demirspor’un da artık Süper Lige gelip bu rekabetin en üst seviyede yeniden hayat bulması.

Nereye Getiriyorum?

Glasgow’un Katolik ya da Protestan olmasından, Buenos Aires’in Genovalılar‘ın ya da Milyonerler‘in olmasından, Adana’nın turuncu ya da mavi olmasından öte futbol bize çok farklı şeyler söylüyor. Aslında bu yalnızca futbol için değil bütün spor dalları için geçerli. Spor ve tribün kültürü kitlelerin temsil edilmesi, seslerini duyurması ve belki de yönlendirilmesi konusunda çok değerli olgular. Taşıdıkları atkıdaki arma uğruna her şeyini -zaman zaman canını- ortaya koyan insanları basit holiganlar olarak nitelendirmek yerine onları anlamak bu adanmışlıklarını doğru okumak gerekiyor. Tribünler kanlı birer arenaya dönüşebileceği gibi sosyolojik noktada değerli birer güce de evrilebilir; burada kritik olansa yine eğitim ve kültürden geçiyor.

Tribünlerin savaş meydanı değil, güzellik alanları olduğu günlerin hasretiyle…

kitapbaglanti

POPÜLER HABERLER

To Top
css.php